Son yıllarda önemi daha çok ortaya çıkan bir hastalık olup horlama ve apneyi birbirinden ayırt etmeliyiz. Horlama uyku sırasında gürültülü soluma olarak tanımlanırken, apne uyku sırasında solunumun en az 10 saniye boyunca durmasıdır. Apne düşünüldüğünün aksine çok ciddi bir durum olup uykuda ani ölüm nedenlerinde birinci sıradadır ve muhakkak çözülmesi gereken bir durumdur. Apnesi olan hastada birçok sistemik bozukluklar da görülmektedir. Kalp ve tansiyon hastalıkları başta olmak üzere endokrin, nörolojik, ürolojik ve psikolojik sorunlar da apneye eşlik edebilir. Gün içinde dikkatini toplayamama, yorgunluk hissi ve sürekli uyku hali apnenin sonuçlarındandır. Bu şikayetlerle başvuran hastaların genellikle yakınları hastanın uyku sırasında solunumunun uzun süre durduğunu ifade ederler. Bu hastalarda iyi bir KBB muayenesi sonrasında boy kilo oranına bakmak gerekir. Vücut kitle endeksi dediğimiz bu oran yüksek olan hastalarda apne sayısı daha fazla gözlenmektedir. Daha sonra yapılması gereken tetkik polisomnografi denilen uyku sırasında yapılacak testtir. Bu testin sonucuna göre hastada basit horlama, hafif, orta veya ağır apne tanısı konarak tedavi seçeneği belirlenir. Basit horlama veya hafif apnesi olan hastada cerrahiyi sonuçlar verirken ağır apnesi olan hastada CPAP denilen cihaz kullanılması gerekmektedir.